16.05.2017

FOLIA Projesi kapsamında hayata geçirilen ve NTV'de yayınlanmış olan "Yaşasın Mimari" Belgeselinin tüm bölümleri video galerimize eklendi. Dönemin İstanbulSMD Yönetim Kurulu Başkanı olan Oğuz Öztuzcu'nun kaleminden projenin hikayesini de aşağıda okuyabilirsiniz.

Oğuz Öztuzcu’nun kaleminden AB FOLIA belgeselinin öyküsü…

“10 Mayıs 2007… İstanbul Serbest Mimarlar Derneği’nin üyesi olduğum 4. Yönetim Kurulu’nun olağan toplantısındayız. Başkan Doğan Tekeli, “derneğimize bir danışmanlık kuruluşu tarafından Avrupa Birliği sivil toplum kuruluşları fonlarından faydalanabileceğimiz konusunda bilgi geldi” dediğinde heyecanlandığımı hatırlıyorum. Konuyla ilgili görüşmeler oybirliğiyle alınan, “bir TV belgeseli hazırlanması için AB proje fonlarına başvurma” kararıyla sonuçlanıyor. Sıra bu projenin yöneticisinin, dolayısıyla da sorumlusunun kim olacağı konusuna geldiğinde buna talip oluyorum ve 2,5 yıl sürecek çok yoğun bir çalışmanın sorumluluğunu yükleniveriyorum.
2007 Temmuz ayı başında bize projeyle ilgili öneri getiren AB danışmanı Gözde Onaran’la başvuru hazırlıklarına başlıyoruz. Daha bu aşamasında doldurulması ve tanzim edilmesi gereken form ve evrakların çokluğu, proje sonuçlanana kadar bizleri nelerin beklediği hakkında bana ilk bilgiyi veriyor. Biraz endişelenmeye başlıyorum...

AB’den hibe almaya hak kazanabilmek için mutlaka bir Avrupa Birliği ülkesinde benzer alanda faaliyet gösteren bir kuruluşla ortaklık yapılması gerektiğinden ve hibe edilen meblağın bir bölümünün bu kuruluşa ödenmesi şart koşulduğundan bir ortaklık arayışına giriyoruz. Sonunda Alman Mimarlar Birliği’ne (BDA) hazırlayacağımız filmin tercüme edilerek Almanya’da dağıtımını yüklenmeleri karşılığında ortaklık teklif ediyoruz. Teklifimize olumlu yanıtın gelmesi uzun zaman alıyor.

Dosyanın tesliminden yaklaşık bir yıl sonra AB’den “ ...Teklifiniz finalde, ancak başta teklif bütçeniz olmak üzere bazı konularda revizyon gerekiyor” diye müjdeli sayılabilecek ilk haberi alıyoruz. ‘Şöyle veya böyle bu hibeyi alacağız’ diye düşünüyorum. Bundan sonra AB tarafından yapılan kesintileri dikkate alan ve son derece detaylı olarak hazırlanması istenen yeni bütçeyi AB normlarına göre hazırlayıp terminden bir gün önce basılmak üzere yönetim kurulu üyelerimizden Timur Kayserilioğlu’nun yardımlarıyla hazırlıyoruz.

Bu arada olmayacak oluyor. Tüm dosyalar nedenini anlayamadığımız bir şekilde Timur’un bilgisayarından “sırra kadem” basıyor. Bu durum Timur’u birkaç yıl yaşlandırıyor. Yılmıyor ve AB’den tekrar ek süre istiyoruz. Bütçe yeniden tanzim ediliyor ve bu sefer zamanında teslim ediyoruz. 1 Temmuz 2008 tarihinde hibe almaya hak kazandığımız bildiriliyor. Ankara’ya giderek 7 Temmuz 2008’de İstanbulSMD adına sözleşmeyi imzalıyorum. Projenin bütçesi 211.000 € ve gösterim süresi dâhil olmak üzere 12 ayda tamamlanması gerekiyor.

İşe başlarken ilk fark ettiğimiz şey AB tarafından sonradan yapılan kadro ve bütçe kısıtlamaları nedeniyle projeyi tamamlamak için çok zorlanacağımız oluyor.

Yönetim kurulu üyesi olarak herhangi bir ücret almayı etik açıdan kabul edilemez bulmam nedeniyle “koordinatör” olarak bana tahsis edilen kaynağı, AB’nin de onayını alarak, projenin yürütülmesi için teknik konuları yüklenecek Gözde Onaran’ın istihdamına aktarıyoruz. İlk işlerimizden biri de ileride tüm projenin sacayaklarından biri olacak Dilek Safer’i proje sekreteri olarak aramıza katmak oluyor.

Yurt içi ve yurtdışı film prodüksiyonu için ayrılmış toplam kaynak 60.000 €. Yayın ücreti için ise AB ne yazık ki kaynak aktarmıyor. Bu nedenle diziyi ücretsiz olarak yayınlayacak bir kanal bulmamız gerekiyor.

Hemen işe koyuluyoruz. Tabii öncelikle danışma kurulu oluşturuluyor. Bu kurul şu üyelerden oluşuyor: Doğan Tekeli, Neşet Arolat, Oğuz Öztuzcu, Timur Kayserilioğlu, İhsan Bilgin, Atilla Yücel, Ali Cengizkan, Belkıs Uluoğlu, Haydar Karabey, Tülin Hadi.

Danışma kurulu üç kez toplanıyor ancak dizinin içeriği ile ilgili gelişme sağlanamıyor. Bu aşamadan sonra içerik çalışmalarının sonuçlandırılması İhsan Bilgin ve Tülin Hadi’ye devrediliyor.

Diğer taraftan, bu aşamada dizi için “yapımcı” aranıyor. Sonunda hem böyle bir prodüksiyon için çok mütevazi olduğunu sonradan fark ettiğimiz bütçemizi kabul eden ve buna ilave olarak yayınlanmasını da üstlenen NTV devreye giriyor. Bu noktada Tülin Hadi bu kararı uygun bulmayarak proje kadrosundan ayrılıyor.

İçerik çalışmalarının bitmesi gereken Aralık 2008 sonunda İhsan Bilgin bir süredir tek başına devam ettiği içerik çalışmalarına işleri nedeniyle son vermek zorunda kaldığını bildirince sıfıra sıfır elde var sıfır durumuyla karşı karşıya kalıyoruz!
Yönetim kurulumuz içerik çalışmalarına bir an önce başlayabilmek amacıyla sunuculuk ve içerik koordinatörlüğü için Mine Kazmaoğlu ve Aslı Özbay’a teklif götürme kararı alıyor. Kazmaoğlu iş yoğunluğu sebebiyle teklifimizi kabul edemiyor. Bunun üzerine projeye olumlu bakan Özbay ile yola devam kararı alıyoruz.

Aslı Özbay kolları sıvayıp derhal işe koyuluyor. Şubat başında içerik genel danışmanlığı için bizim de onayımızla Aydan Balamir’e teklif götürüyor. Balamir teklifi kabul ederek, bir ay boyunca bizim için on üç bölümü içerik bakımından yapılandırıyor. Her bölüm içeriğinden, ana yapıya sadık kalarak bir danışmanın sorumlu olması kararına varıyoruz.

Danışmanlık teklifini kabul etmesine rağmen istenen çalışmaları zamanında teslim etmeyip projeden ayrılanlardan sonra bölüm danışmanlarının nihai künyesi oluşuyor. Nisan başından itibaren bölüm metinleri elimize ulaştıkça NTV tarafından oluşturulan ekip, Aslı Özbay ile birlikte çekimlere başlıyor.

Belgeselin ağustos sonu yayına girmesi planlanmışken, NTV’nin gerekli gördüğü program tadilatı nedeniyle yayına 21 Ağustos’ta girilmesi kararlaştırılıyor. Bu durumda yayının ancak Kasım 2009 ortasında bitebileceği gerçeğiyle karşılaşıyoruz. Yapılan sözleşmedeki süre koşullarının aşılma zorunluluğu nedeniyle AB’ye ek süre talebinde bulunuyoruz. Kabul ediliyor ve rahat bir nefes daha alıyoruz.
Bu yoğun mesainin yanı sıra, AB FOLIA projemizde “Yaşasın Mimari” belgeselinin yanı sıra taahhüt ettiğimiz iki konferanstan ilkini Paris’te, ikincisini İstanbul’da gerçekleştiriyoruz.

Yine proje taahhüdümüz olan internet sitemiz, belgeselin yayınından önce kullanıma açılıyor. Belgeselimiz 28 Ağustos’ta başlayıp 21 Kasım’da sona eriyor ve bizim için raporlama süreci başlıyor.

“Yaşasın Mimarlık” dizisinin yola çıkarken koyulan hedeflere büyük ölçüde ulaştığına inanıyorum. Bu kapsamda bir belgesel için çok yetersiz bir bütçe ve çok sınırlı bir kadroyla çalışılmış olduğu düşünüldüğünde ortaya çıkan ürünün değeri sanırım daha iyi anlaşılacaktır. Belgeselimize katkıda bulunan danışmanlarımız akademik seviyeden taviz vermeden geniş halk kitleleri tarafından anlaşılır olmayı büyük ölçüde başarmışlardır. Eskilerin dediği gibi bitirelim; “sürç-ü lisan ettiysek, af ola” .

Oğuz Öztuzcu
2002-2012 İSTANBUL SERBEST MİMARLAR DERNEĞİ 10. YIL KİTABI, Say. 39-43