10.04.2017 |

Üyemiz Ersen Gürsel’in 23 Mart 2017’de IV. Uluslararası Taş Kongresi’nde yapmış olduğu sunum. IV. Uluslararası Taş Kongresi A0 PosterJPG

Toprak, ağaç ve taş: insanın doğal çevreden edinerek kullandığı üç temel yapı malzemesidir. Antik yerleşmelerden günümüze değin farklı coğrafyalarda yaşayan taş ustaları, üretimleri ile sosyal yaşantıya dair kültürün oluşumunda birebir yer almışlardır. Ustaların geleneksel yöntemle ürettikleri mimari yapıların, bölgeleri tarihin yaşam ve yapı kültürünü yansıttığı bilinir. Doğal taşın yapı kültürü içindeki önemini mimarın ustalarıyla oluşturdukları uygulama örneklerini göstererek sizlerle paylaşmayı düşünüyorum.

Doğal taşın, mimari yapının tasarım sürecinde yer almasının olumlu etkisi projelerin kalitesine geçen zamana karşın, yapının özgünlüğünü korumasından anlaşılır. Doğal taşı temel yapı malzemesi olarak kullandığım ilk proje, 1974 yılında Yula Evi’dir. Bodrum Çiftlik köyünde yapının inşaatını köyün taş ustası ile birlikte gerçekleştirdik. Yapıda yerel taş kullanma düşüncesini benimle paylaşan usta, bölgenin kayrak taşını geleneksel kuru duvar tekniği ile birleştirerek yapıyı kısa sürede tamamladı. Ustanın kullanmış olduğu duvar tekniği, bu bölgede M.Ö 4.yy yaşamış olan, Yunan öncesi halklarından olan- Lelegler’in kullandığı yapı tekniğinin bir benzeriydi.

Yapı ustaları bölgenin taş ocaklarından temin edilen taşı kullanmayı tercih ederler çünkü bölgelerin coğrafi özellikleri ile jeolojik yapıları ustaların inşaat tekniklerinin için yol göstericidir. Bölgeye özgü yapı kültürü ve yerel mimari üslupla üretilen yapılarıdır.  Ayrıntılarına değin birbirine benzerler. Farklı ustaların elinden çıkmış olmalarına karşın görülen bu benzerliğin, ustaların hocalarına ve mesleklerine olan saygının işaretidir.

Anıtsal mimarlık eserlerinden konutlara değin yapılı çevrenin gerçekleşmesinde doğal taşı- kullanan, onu işleyen zanaatkâr taş ustaları, usta-çırak öğreti modeli içerisinde toplumların yapı kültürünü günümüze taşıyarak mimarlık tarihini bugüne taşırlar.

 

Doğal taş, taş ustasına, mimari yapının oluşum sürecine dahil olma fırsatı verir. Bende bu nedenle yapının doğal çevre ile uyumlu olması açısından doğal taşı ocaktan çıktığı haliyle kullanmayı tercih ederim.

 

Usta çırak ilişkisinde, bilgi ve deneyimlerle gelişen, sabır isteyen, zor bir zanaattır taş ustalığı. Doğal taşın sırları, onu işleyen ustanın elleri ve hayal gücü ile gün yüzüne çıkar. Ustalar taş duvarları örerken sabırlıdırlar, acele etmezler. Bir taşı alıp diğerleri ile bir defada buluşturmak tam bir ustalık işidir. “Taşı gediğine koymak” deyimi de herhalde buradan gelmiştir.

 

Doğal taşın ışıkla buluşması,

Ustalar taş duvarların ışıkla oynaşmasından oluşan enerjiyi, kullandıkları taşların cinsleri ile örgü teknikleriyle ortaya çıkarırlar. Duvarların gün ışığı ile hareketlenmesi, taşın sırrına vakıf olan ustaların bilgi ve uygulama teknikleriyle oluşur. Doğal taşın sırları, onu işleyen taş ustasının elleri ve hayal gücü ile gün yüzüne çıkar.

Yapı kültürünü taş yapılar üzerinden okumamızı sağlayan, sayıları giderek azalan taş ustalarına duyduğumuz saygıyı sürdürürken, ustalara hak ettiği saygıyı göstererek onların onurlarıyla yaşamaları için çaba göstermeliyiz.

 

Ersen Gürsel