06.11.2013 |

Bilgi

Galata bölgesi Perşembe Pazarı ile Karaköy’den Marmara ve Haliç’e bağlanır. Osmanlı döneminde sarayın Beyoğlu ile bağlantısının kurulduğu ve Topçu Kışlası’nın da yer aldığı Tophane Limanı, 1895 de Karaköy rıhtımının inşa edilmesiyle önemini kaybeder. Yük ve yolcu gemileri Karaköy rıhtımına yanaşır. Karaköy’ün önemi artar. Kamu hizmet binaları, hanlar, depolar, denizcilikle ilgili iş yerleri çoğalır. Fakat rıhtım üzerinde bilinçsizce inşa edilen kamu yapıları ile, ticaret hizmeti veren bölgenin ilişkisi kesilir. Bölgenin Kemankeş Caddesi boyunca denizle ilişkisi mekânsal ve görsel olarak hiç kalmamış durumdadır.

Bu dönemde bölge ticari açıdan en canlı dönemini yaşar, yeni iş yerleri, hanlar yapılır ve 19 yy.ın ilk yarısında yapılan binaların mimari özellikleri İstanbul limanı kent tarihi ve planlaması açısından önemlidir.

1958 yılında, Salıpazarı’ndan, Tophane’ye uzanan alanda, kıyı kesimi doldurulur ve yeni bir rıhtım inşa edilir. Dolgu alanında inşa edilen antrepolar ile hizmet binaları sonucu Tophane Meydanı ve liman ortadan kalkar. Beyoğlu bölgesinin Marmara’ya açılan ilk kapısı artık yoktur. Karaköy rıhtımına sadece yolcu gemileri yanaşır. Salıpazarı’ndaki depolama tesisleri ve Karaköy’deki yolcu limanı ile bölgenin ticari hizmeti gelişir. Bu süreç 1985- 86’a kadar devam eder.

1988 yılında Salıpazarı’nın yük gemilerine kapatılması ve depoların boşaltılması ile bölge yeniden yalnızlaşır. Karaköy bölgesindeki deniz ticareti ve faaliyetlerine hizmet veren binalar işlevlerini kaybederler. Denizcilik faaliyeti içinde bulunan küçük imalathaneler ve depolarda “ne olacak bizim halimiz” diye düşünmeye başlarlar. Kemankeş Caddesi boyunca yapıların oluşturduğu duvar, cadde üzerinde yürüyen insanların denizi görmelerine imkân vermemektedir.

Görüş

1995’te, Bakanlar Kurulu kararı ile Tophane – Salıpazarı turizm merkezi ilan edildi. Türkiye Denizcilik İşletmeleri özelleştirme kapsamında bu alanı kruvazör limanı olarak tanımladı ve projeyi ihaleye çıkardı. Bu ihale sonucunda hazırlanan Galata Projesine göre 7-8 adet ve her biri yaklaşık 3 bin yatak yolcu kapasiteli kruvazör gemisinin yanaşacağı bir rıhtım, oteller, yeme içme ve ticaret alanları yapılacaktı. Bu projeyle Tophane meydanı tamamen denize kapatılıyordu. Salıpazarı’ndan Karaköy meydanına kadar denize dizilecek gemiler hem denizden hem de karadan çelik duvar etkisi yapacaktı. Projenin iptal edilmesi üzerine yeniden açılan ihalede proje kapsamı küçültüldü ancak bölgeye olan olumsuz etkisinde bir azalma olmadı. Galataport projesinin bölge üzerindeki olumsuz etkisini, 1995’ten günümüze kadar izlemekteyiz. Çoğu liman kentlerinde görülen çöküntü alanlarının bir örneği de Karaköy limanında yaşanmaktadır.

Galataport için özel imarlı turizm alanı ilan edilmiş olması, bölgenin cazibesini artıran, en önemli etkendir. Galataport projesi gayrimenkul sahipleri için fırsattır. Bölgede faaliyet gösteren kiracı konumundaki iş yerleri içinse endişe verici olmaya başlamıştır.

Bu gün Kemankeş Caddesi üzerinde bulunan eski iş hanları turizm konaklama binalarına dönüştürülmeye başlamıştır. Yol ve sokaklar boyunca restoranlar ve eğlence yerleri giderek çoğalmaktadır. Yapıların onarımlar, tadilatlar veya yeniden inşa edilmelerin, imar planı ve SİT alanı koşulları içinde yapıldığı bilinmektedir. Ancak, eski işlevler ve taleplerle oluşmuş yapı düzeninin, günümüzün ekonomik koşullarına yanıt vermesi mümkün değildir.

SİT ve imar koşulları ve mülkiyet sınırları içinde kalarak tekil yapılanmalarla yenilenme çabaları günümüzün ihtiyaçları ve çevre sorunlarına yanıt veremez.

Bölge alanının temel sorunu, yapılar yenilenirken, çevre sorunlarına da çözüm getirecek planlama ilkelerini belirlemektir. Çünkü mevcut uygulama ile yeniden yapılanma sürecinde olası sosyal idari ve fiziksel sorunlar artacağı kesindir. Liman bölgesi turizm konaklama, yeme- içme ve eğlence sektörü için çok cazip kentsel alandır. Bölgenin ekonomik rantı yüksektir. Sorun, yenilenme sürecinin, ekonomik ve sosyal planlamanın birlikte oluşturacağı bir düzlemde ele alınmasıdır. Tek tek yapılara verilecek imar hakları içinde çözüm aramak çok riskli ve yanlış sonuçları da beraberinde getirecektir.

Beyoğlu SİT alanı içinde bulunan liman bölgesinde parsel bazında verilen inşaat izinlerinin oluşturacağı insan, araç yoğunluğu ve otopark ihtiyacı altyapı açısından bölgeyi çok zorlayacaktır.

Kemankeş Caddesi üzerinde bugün 5 adet otel inşaatı sürmektedir. Yakında bu sayı arka planda inşa edilecek yapılarla artacaktır. Aşırı yoğunluklu yapıların oluşturacağı fiziksel çevre ve egzoz gazlarının oluşturduğu hava kirliliği nasıl önlenecektir? İnşa edilen binalara servis ve ulaşımlarının mevcut yolların kapasiteleri ve fiziksel boyutları ile karşılanması yeterli olmayacağı açıktır.

Sit alanlarının, koşulları ile inşa edilen yapılarda zamanla artan talepler doğrultusunda gelişmelerin çatı katları üzerinde olacağı görülecektir. Yeme- içme ve eğlence sektörü için çok cazip olan bu bölge alanının ulaşımının nasıl ve ne şekilde çözüleceği önemli bir sorudur. Belediyenin yatırım taleplerini mülkiyet sınırları ve parsel bazında sit alanı ve imar planı koşulları içinde inşaat izni vermesi, bölgenin fiziksel düzenlenmesi açısından yeterli değildir. Çevre yenilenmesini sadece yenilenmiş yapı cepheleri olarak görmemeliyiz.

Ne Yapılmalı?

Bölgenin ekonomik cazibesini koruyarak sosyal çevrenin yaşam kalitesinin geliştirilmesi, kentlerin geleceği açısından çok önemlidir. Karaköy örneğinde, bir yanda yenileme yapılırken diğer yanda sağlıklı bir çevre üretmek, projenin modeli ve amacı olmalıdır.

İstanbul liman bölgesi kentsel kimlik bağlamında çok önemli bir planlama alanıdır. Bölgenin tümünü içine alan bir yenileme projesi kentsel sit kapsamında yapılabilir. Liman kentlerinde bölgelerin karakteristik özelliklerinin korunarak işlev yenilenmeleri önemlidir.

Karaköy bölge alanını içine alan bir kentsel yenileme projesinin yapılması, bölgenin korunması, kentsel kimliğe ekonomik, sosyal ve kültürel çevreye katkısı açısından çok önemlidir.

Sit tanımı dışına çıkmaksızın, bölgenin kimliğini belirleyen yerleşik sokak dokusu ile yapıların mimari kimlikleri korunarak, fiziksel çevrenin alt ve üst yapı hizmetlerinin yenilenmesi, çevrenin sıhhileştirilmesi, yapı denetiminin sağlanması, kentsel planlama- yenileme yöntemi ile bütünlük içinde ele alınmalıdır.

Yürürlükte bulunan 3194 sayılı imar yasası ile, anlatmaya çalıştığımız kentsel yenilenme projesi, tüm beklentileri karşılayacak şekilde yapılabilir.

Yenileme sürecinde yeni arayışlar veya değişime katkı sağlayacak aktörler aramak yerine Karaköy liman bölgesinin sosyo – kültürel ve ticari (turizm konaklama, iş yeri vs) hizmet alanları ve alt yapılarıyla donatılmış kamusal mekânların düzenini sağlama düşüncesi, kentin değerlerini göz önüne alan bir yaklaşımdır.

Bölgenin eskimiş olan sosyal çevresini ve yapısal değerlerini yenilemeyi hedef alan kentsel yenileme planının temel ekseni, kamusal alanların üretilmesi temeli üzerine kurulduğunda özlenen, beklenen çağdaş çözümlere ulaşılabilir.