DSC_1639.jpg

Mimarlık mesleğinin sosyal, ekonomik ve kültürel yaşamımıza katkı sağlamasını hedefleyen İstanbul Serbest Mimarlar Derneği'nin 2017-2018 yıllarını kapsayacak yeni döneminde yapılacak çalışmalar ve etkinliklerde, seçilecek konu başlıkları arasında, mesleğimizin geleceğini biçimlendirecek iş edimi yöntemlerimizin gözden geçirilerek yeniden tanımlanmasının, önemli bir başlık olması gerektiğini düşünüyorum.

1. Mensubu bulunduğumuz çağdaş uygarlık evreni içinde mimarlık, toplum içinde avukatların ya da doktorların işlevlerine paralel olan temel mesleklerden biridir ve mimarlar mesleklerini uygularken kültür değerlerimize saygılı, ekonomi başta gelmek üzere, çağdaş yaşamın bütün geçer ölçümlerini dikkate alan bina biçimlerinin ortaya çıkmasını sağlarlar.

2. Serbest mimarlık, bina ve yakın çevresini, akılcı yöntemleri kullanarak tasarlamaktır. Antik Mısır'da “yarı tanrı-mimar”ın uygulamalarından, batıda gelişen Rönesans sonrası profesyonel mimarlığa geçilene kadar, mimari eser 1 üretiminde toplum yöneticilerinin beğenilerinin önde gelen koşul olduğunu görüyoruz. Çağımızdaki etik mimari yaklaşımların ise, ancak Rönesans sonrası batı uygarlıklarında gerçekleşmeye başladığını biliyoruz. Çağdaş hukuk, bu nedenle mesleğimizi, işveren ile yapılan “eser sözleşmesi” çerçevesinde, çağın estetik anlayışını da önemseyerek ve serbest mimarlık kurallarını uygulayarak, bina için yapı ve yapım projesi hazırlamak olarak tanımlamaktadır. Proje hazırlık sürecinin sonunda da mimarlar idarelerden yapım izni alarak tasarım edimlerini tamamlarlar.

3. Mimarlar, alınan yapı iznine (ruhsat vb.) dayalı olarak ve hukuki tanımı ile “işveren vekili” sayılarak, ayrıca binanın yapımı işini yönetebilirler ya da işverenin seçeceği bir yüklenicinin yönetimi altında işverene karşı sorumlu, mimarlık uygulama denetleyicisi olabilirler. Örneğin mimarlar “proje yönetimi”yöntemlerini uygulayarak mimari tasarım dışında, binalarda, bütünleşik bina tasarımı, etkin maliyet kontrolu ve yapım işlerinin zamanlanmasının kontrolu vb. işlevleri de yerine getirebilirler ya da mimarlar klasik uygulama örneği olarak sadece projelerin mesleki uygulama denetimini yaparlar.

4. Mimarlar edimlerini, binaların iş olarak yapımını da üstlenemeye dayalı “Tasarla-İnşa Et (Tam Mimarlık)” 2 iş modeline göre de yerine getirebilirler. Modelimize örnekler olarak bazı mimarlarımızın, yüklenici olarak tasarladıkları binaların, kendilerini yetkin gördükleri bir iş modeline göre, yapımını da üstlenmelerini ya da edindikleri bir arsa da bina yapıp satmalarını gösterebiliriz.

Tanzimattan sonra 19.yy. Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerinde, mimarların “eser sözleşmesi” ile, kamu yönetimlerine ya da özel işverenlere karşı sorumlu olarak, yerine getirdikleri tasarım edimlerinin serüveninde, politikacıların ve medyanın mimarlık kültürümüze populist yaklaşımlarının sonucu olarak, çarpık şehirleşme ve kötü bina stoklarının ortaya çıkmasının nedeni olarak,”mimarlar suçlu” anlayışının toplumumuzda kolayca kabul edildiğini çok sıklıkla görüyoruz.

Başkanlığım döneminde, bu durumun ortadan kaldırılması için, sorumluluklarımıza finans, ekonomi, firmalaşma vb. kavramları da ekleyerek, “neyi?”, “neden?” ve “ne için?” yaptığımızı anlatabilmenin, işimizi kolaylaştıracağını görüyorum. Mimarlar, “Tasarla-İnşa Et (Tam Mimarlık)” yöntemi ile iş yüklenmeleri halinde yaptıkları işler toplumumuzda daha doğru değerlendirilebilirler. Çünkü bu yöntemde sorumlulukları pekişir ve hesap vermeler de kolaylaşır.

Yukarıda değindiğim (Tam Mimarlık) uygulamalarına yönelik eğitimler, sözleşme taslağı vb.denemeler ve vak'a etüdlerine dayalı çözümlemeleri gerçekleştirebilirsek, yöntemi benimsemeleri için, genç meslektaşlarımıza ve bina inşa etmeye yararlı olabiliriz. Akademik çevrelerimizin, yapım ile ilgili sivil toplum kuruluşlarımızın ve yapım sektöründe çalışan medya kuruluşlarımızın, bugün, bu açıdan, mesleğimize değerli katkı sağlayabileceklerini de görüyor ve umuyorum.

Doç.Dr. Hakkı Moltay
İstanbulSMD 2017-2018 Yönetim Kurulu Başkanı

Dip notları:

1- Bkz. Kaplan, İbrahim,Türk-İsviçre Hukukunda Mimarlık Sözleşmesi ve Mimarın Sorumluluğu, Doçentlik Tezi,Ankara 1983, s.36
2- Bkz.yukarıda s.96