Murat Aksu

İstanbul, Gültepe semtinin ana caddesinde yeralan yapı, ticaret ve konut fonksiyonlarını barındıracak şekilde planlanmıştır.

Yapı sınırları, bitişik nizam yapılaşma içerisinde, Talat Paşa Caddesi ve paralelinde yer alan Ulu Sokak arasında kalmaktadır. Yapı sınırları arasındaki kot farkı zemin altındaki katların kullanımına olanak sağlamıştır.

Yapının gerek avlusuyla gerek cephe organizasyonlarıyla kullanıcılarına ve çevresine yaşam kalitesi anlamında olumlu katkı yapması hedeflenmektedir.

Bina programının yoğunluğu ve imar kısıtları, yapı kütlelerinin iki ana blok ve ortada bir iç bahçe kurgusu ile ele alınmasını tariflemiştir. Zemin ve altındaki katlarda mağaza ve otopark, üst katlarda ise konut birimleri bulunmaktadır.

Yaklaşık 7.000m2 inşaat alanına sahip proje, zemin üzerindeki 5 katta toplam 46 adet konut ünitesi yer alırken, altındaki 3 kat ticarete ayrılmıştır. Konut tipolojisi, farklı yaşam tarzlarına uygun olarak 50 m2’den 170 m2’ye farklılaşan 1+1, 2+1 normal daireler ile 3+1 çatı dubleksleri ile çeşitlenmektedir.

Konum itibariyle yoğun yapılaşma içinde kalan yapının avlusu sürprizli bir mekan olarak ortaya konmuştur. Avluya açılan kat holleri ile güneş ışığının sıcaklığı koridorlara yansıtılmış ve yaşayan mekanlar ortaya çıkartılmıştır. Tüm dairelerin ortak paydasını oluşturan avlu organizasyonu ile kullanıcılar arasındaki iletişimin güçlenmesi ve unutulmaya yüz tutmuş komşuluk ilişkilerinin canlanması hedeflenmiştir.

Yapı iç avlusuyla kullanıcılarına ve çevresine yaşam kalitesini yükselterek bir değer oluşturmaktadır.

Çatı dubleksleri, çatının yüksek eğimli çözülmesi ile, galerili ve yüksek tavanlı mekanlar olarak planlanmıştır.

Çatı ışıklıkları ile mekan konforunun arttırılması sağlanmıştır.

Cephe organizasyonunda pencereler -çevredeki mevcut dokunun aksine- yüksek kapılara dönüştürülmüş ve fransız balkonları oluşturularak gün şığının içeri davet edilmiştir. Ahşap panjurlar kullanıcıların mahremiyetini sağlarken, panjurların hareketli olması ile yaşayan bir cephe kurgulanmıştır.

Sokak tarafında ortaya konan cephe kurgusu avlu tarafında avluya uzanan balkonlarla geliştirilmiştir. Bu balkonlar avlunun hacim algısını olumlu yönde geliştirmektedir.

Avlu her daim yeşil kalacak bir soluklanma mekanı olarak ele alınmıştır. Avlunun doğu sınırını oluşturan sağır komşu duvarının tırmanıcı yeşillikler ile kısa sürede yaşayan bir yeşil duvara dönüşmesi beklenmektedir.

Yapının, kentsel dönüşümün yoğunlaştığı bu bölgede -nispeten ufak bir parselde de olsa- yatırımcı, tasarımcı ve uygulayıcı uyumu ve işbirliği ile insan odaklı bir çevre oluşumunda pay sahibi olması açısından önemli olduğu düşünülmektedir.