12.01.2016

İstanbul SMD’nin iki ayda bir düzenleneceği “Mimarlık Ve…” adı altındaki paneller serisinin ilki 11 Ocak Pazartesi günü Salt Galata’da gerçekleşti.

Mimarlık dışındaki alanlarda çalışanlarla, mimarlığı ve kentleşmeyi bir arada tartışmaya açan ve yüksek izleyici katılımıyla gerçekleşen ‘Mimarlık ve Müzik’ paneline, Baba Zula grubunun kurucularından Murat Ertel, Bulutsuzluk Özlemi grubunun kurucularından ve aynı zamanda İstanbulSMD üyesi Nejat Yavaşoğulları ve ses ve mekan ilişkisi üzerine çalışmaları ile de bilinen, Nekropsi grubunun kurucularından Cevdet Erek panelist olarak katıldı. Panelin moderatörlüğünü ise İstanbulSMD Yönetim Kurulu Üyelerinden, Açık Radyo’da Ahtapotun Bahçesi adlı müzik programını hazırlayıp sunan mimar Cem Sorguç gerçekleştirdi.

İstanbulSMD Başkanı Ertun Hızıroğlu’nun açılış konuşmasını yaptığı panelde konuklar, mimarlık ve müziğin ortak noktalarını mesleki bakış açılarıyla yorumladı. Mimarlık ve müziğin, yetenek ve yaratıcılık gibi iki önemli birleştirici unsur olduğunu açıklayan Nejat Yavaşoğulları, mimarlık eğitiminin farklı disiplinlerde uğraşmayı sağladığını ve bütünsel bir bakış açısı oluşturduğunu vurguladı.

Murat Ertel: “Müzisyen olarak, mekânın ses etkisine bakarım, mekân karakteri müziğe yansır. Konser verdiğim yerlerde, mekânın yapısı benim için önceliklidir ve sese karşı duyarlıyım. Ses ve mekân birbirinden ayrılmaz iki önemli faktör” dedi. Ses ve mekân ilişkisinde sahne hakimiyetinin mekân ve sese göre etkisinin değiştiğini ifade eden Cevdet Erek kariyerinde ses ve mekânın bütünsel anlamda anlamada mimarlık eğitiminin etkisinin olduğunu sözlerine ekledi.

Modern müzik ve mimarlık konusunda, Nejat Yavaşoğulları, her mekânın farklı bir sesi olduğunu ve yapıdaki estetiğin ve matematiğin müzikte de oluğunu belirtti. Cevdet Erek, mekândaki yerel ve yapısal özelliklerin modernite kavramında önemli unsurlar olduğunu belirtti. Tekno ve endüstriyel olanın mimarlık ve müzikte de benzer anlamlar taşıdığını, modern müzik ve mimarlığın benzerlikler taşıdığından bahsetti.

Murat Ertel, enstrümanların sesleriyle mimari yapılarının ilişkilerinin olduğunu ve bazı seslerin, hafızada yer eden bazı yapıları hatırlattığını belirtti. Ritmin, kentlere ve coğrafi konumlandırmalara göre etkisinin değiştiğini açıkladı. Cevdet Erek ise mimarlık öğrencilerine; müzik, sessizlik ve gürültü tanımlarına bakmalarını ve seslerle ilişkiyi kurmalarının mesleki süreçte önemli bir etken olduğunu hatırlattı.

Film müziklerinin, mekânla ilişkilerinin etkisinin de konuşulduğu panelde, Tabutta Röveşata , Dondurmam Gaymak gibi filmlerin müziklerini yapan Baba Zula grubundan Murat Ertel ve Sivas ve Abluka filmlerinin müziklerini yapan Cevdet Erek; mekânın sesine ve senaryo akışına göre film müziği yaptıklarını, oluşturulan mimari kompozisyonun, müzik olarak da yapılabileceğini anlattı.

Yaklaşık iki saat süren ve izleyicilerden gelen sorularla devam eden konferansta, Nejat Yavaşoğulları PTT’nin Önünde Taksim’de parçasına Murat Ertel ve Cevdet Erek enstrümanlarıyla eşlik etti. Deneysel müzik performansının gerçekleştirdiği panel büyük ilgi gördü.

Herkese açık ve ücretsiz olan İstanbulSMD’nin düzenlediği “Mimarlık Ve...” adlı konuşmalar serisinde, ilerleyen aylarda sinema, edebiyat, medya, ekonomi pencerelerinden mimarlığa bakılacak.

Cevdet Erek:

1974’te İstanbul’da doğdu ve yaşıyor. Mimar Sinan Üniversitesi’nde Mimarlık eğitimi alırken Nekropsi ile Mi Kubbesi albümünü gerçekleştirdi ve bugüne kadar tüm üretimi ve performanslarında yer aldı. MSÜ’de başladığı Bina Bilgisi master çalışmasından ayrılarak İTÜ MIAM’da Ses Mühendisliği ve Tasarımı (SED) eğitimini tamamladı, ardından Amsterdam Rijksakademie’de 2 sene misafir sanatçı olarak çalıştı.

Pratiğinin önemli bir bölümünü mimari/ses/ritim ekseninde projeleri, yayın ile performans çalışmaları oluşturmakta. Son kişisel sergileri Spike Island, Bristol’da ''Alt Üst'' (2014) ve Kunsthalle Basel’de ''Week''(2012). Room of Rhythms adlı kitabı Walther König (Köln) tarafından 2012’de, “Cevdet Erek - Az Boş Belki” ise Artist ve Revolver (Berlin) ortaklığı ile 2015’te yayınlandı.  2012 yılında Documenta 13’de başladığı  ''Room of Rhythms” serisinin son ayağı 2015’de İstanbul Bienali’nde “Bir Ritim Mekanı –Otopark” başlığıyla sergilendi ve başka sanatçıların katılımıyla halen devam etmekte.

2011-2013 yıllarında İTÜ Mimarlık Fakültesi’nde Prof. Arda İnceoğlu ile atölye yürütücülüğü gerçekleştirdi, halen İTÜ TMDK’nda ses tasarımı, yapım ve proje dersleri vermekte. Kaan Müjdeci’nin Sivas (2014) filminin ses/müzik yönetimini, Emin Alper’in Abluka (2015) filminin müziğini yaptı ve ses tasarımını Cenker Kökten ile gerçekleştirdi.

Murat Ertel:

Ülfet ve Mengü Ertel in tek çocuğu olarak İstanbul'da doğdu. Erken yaşlarda çizmeye, heykel ve beste yapmaya ve daha sonra şiir ve hikaye yazmaya başladı. İlk müzik grubu olan Mavi Güneş 69’u 5 yaşında kurdu. Resimleri de 6 yaşında basıldı. İlk dergisi olan Ormandaki Hışırtılar'ı da 5 sayı birer kopya olarak aynı yaşta üretti.

Başta BaBa ZuLa olmak üzere pek çok grubun kurucu üyesi olan Ertel, Hindistan'dan Brezilya'ya dünyanın çeşitli ülkelerinde sanatını icra etmekte ve gençliğinde ilham aldığı Jaki Liebezeit, Fred Frith, Mad Proffessor ve Semiha Berksoy gibi sanatçılar ile müzik yapmaktadır.

Nejat Yavaşoğulları:

Doğma büyüme Anadoluhisarlı olan Nejat Yavaşoğulları, müziğe ilkokulda mandolin çalarak başladı. Haydarpaşa Lisesi'nde okuyan Nejat burada gitarla tanıştı. Üniversite yıllarında çeşitli gruplarla müzik çalışmalarını sürdürdü. Müzik üzerinde yoğunlaşan Nejat Yavaşoğulları Antalya Altın Portakal Şarkı Yarışması'nda en iyi sarkı ödülüne layık görüldü. 1980'li yılların başında Ferhan Şensoy Ortaoyuncular'la tiyatro müziği çalışmaları yaptı. 1986'da Bulutsuzluk Özlemi'ni kurdu. Bulutsuzluk Özlemi ile Türkiye'de müzik adına birçok ilke imzasını attı.

Güzel Sanatlar Akademisi Mimarlık bölümünden mezun olan Nejat Yavaşoğulları halen restorasyon çalışmaları yapmaktadır. Müzisyen olarak Nejat, beste ve söz yazarlığının yanında grupta ritm gitar çalıp solistlik yapmakta. Bulutsuzluk Özlemi'nin liderliğini de üstlenen Nejat Yavaşoğulları, şarkı sözlerindeki özgürlük, toplumsal olaylar üzerindeki hassasiyetini müziğine yansıtması, müziğinde ticari amaç gütmemesi ve konserlerde seyirciyle adeta bütünleşmesi ile Türk rock müziğinin gelişimini en fazla etkileyen müzisyenlerin başında gelmekte.

Cem Sorguç:

1968 yılında doğdu. 1986 yılında Mimar Sinan Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Mimarlık Bölümü’nde başladığı mimarlık eğitimini 1993 yılında tamamladı. 1987-1992 yılları arası yarı zamanlı, 1992-2000 yılları arası ise tam zamanlı olarak proje ve şantiye mimarlığı yaptı. 2000 yılından beri kurucusu olduğu CM Mimarlık bünyesinde mimarlık yapıyor. Mimarlar Odası 23939 no’lu üyesi ve İstanbul Serbest Mimarlar Derneği (İSMD) üyesidir. Cem Sorguç  aynı zamanda Mimar Sinan Üniversitesi mimari proje atölyesinde davetli öğretim görevlisidir.

İstanbulSMD Hakkında:

Mimarların işlev ve sorumluluklarının toplum tarafından değerlendirilmesi ve anlaşılmasını sağlamayı amaçlayan İstanbul Serbest Mimarlar Derneği (İstanbulSMD), üyelerinin ve mimarlık sektörünün estetik değer, mimari eğitim, öğrenme ve uygulama düzeyini de yükseltmeyi hedefliyor. Kent ve kentli yararına “alternatif projeler” üreterek toplumun karşısına çıkmanın önemine inanan İstanbul Serbest Mimarlar Derneği, mimari faaliyetlerin yanı sıra, mimarlık öğrencilerine ve topluma katkı sağlayan önemli projelere destek veriyor.

http://www.ismd.org.tr

İletişim: 0212 251 09 58

 

info@ismd.org.tr